| |

|
Gedevet Yaylası
Bu yaylamız da Pınarbaşı yaylası gibi Dere Köyü hudutları içersindedir. Bir rivayete göre Fatih Sultan Mehmet zamanında Alaiye'yi Karamanoğullarından almak için görevlendirilen Gedik Ahmet Paşa Konya üzerinden Taşatan ve Gedevet yoluyla Alaiye'ye inmiş işte bunun içinde Gedik isminin Gedevet olarak söylene geldiği bilinmektedir. Bu yaylamız Pınarbaşına göre daha serindir. Çünkü daha yüksektir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1050 metredir. Yaylanın merkezi yerinde bulunan ulu çınar ağaçları görülmeye değer. Bundan 8İ10 yıl evvel bir Hollandalı uzman bu ağaçlardan birisinin yaşını ölçmüş 968 yaşında olduğunu tesbit etmiş. Hele birisi varki bu yaylaya gelen herkesin dikkatini çekmektedir. Çok yaşlandığı için içi boşalmış çok büyük bir kovuk oluşnnuş. bu kovukta yıllarca değişik berber ustalarına traş salonu olarak hizmet vermektedir. Çınarların koyu gölgelerinde bulunan çardaklarda oturanlar yine burada bulunan çinilerle süslenmiş meşhur Gedevet çeşmesinin oluklarından veya musluklarından su içebilirler. Eskilerde burada bir cami ve çok ilginç ahşaptan yapılmış birde minaresi vardı. Şimdilerde gerek Pınarbaşına ve gerekse Gedevet yaylasına çok güzel camiler ve minareleri yapılmıştır. Buradaki evlerde şehir merkezinden çok daha görkemlidir. Hepside Avrupa tipi yüksek çatılı ve kiremitlidir. Ancak son zamanlarda yapılaşma o kadar çok hızlandı ki yavaş yavaş yayla özelliğini de kaybetmektedir. Yolu çok güzeldir,her tür araba çıkabilir,25 km. uzaklıktadır. Turfanda sebzeleri elma,armut,Kızılcık,fındık,kestane ,kiraz,üzüm,incir gibi halkın ihtiyacını karşılayacak miktarlarda üzümler yetiştirilir. Yaz aylarında cıvıl cıvıl olan Gedevet Yaylası kış aylarında da bir ölü şehir görünümündedir.
|

|
|