| |

|
Yaylalar Alanya
Öncelikle eskilerdeki yaylacılıkla günümüzdeki yaylacılığın farkına bir göz atalım.Eskilerde hayvancılıkla uğraşan insanlar yaz aylarında sıcaktan kuruyan otlakların azalması nedeniyle iklim bakımından birbirinin tamamlayıcısı durumundaki çeşitli dağ tepelerinde bulunan büyüklü küçüklü düzlüklere göç ederek gerek kendileri için lüzumlu yaylacılığın en güzel örneklerini Akdeniz'de ve yine özellikle Alanya yöresinde görmek mümkündür.Yaz aylarında sahilde otların yanıp kavrulduğu,suların neredeyse kaynamaya yüz tuttuğu günlerde işte bu yakın tepelerdeki düzlüklerin (yaylaların) yemyeşil otları buz gibi kaynak suları bütün canlılara hayat vermektedir. Ancak günümüz yaylacılığı her yönüyle değişiktir. Hayvancılık tamamen yok olmuştur. Teknoloji sayesindeki göç sırasında kullanılan at,eşek ve develerden oluşan kervanların yerini otomobiller almıştır. Yine sahilden yaylaya göçerken yollarda geçen sayısız günler birkaç saate inmiştir. En önemlisi de mayıs ayında göçenler eylül,ekim aylarına kadar yaylalarda kalırlardı. Günümüzde ise en uzak yaylalarımıza dahi akşam çıkıp sabah dönmek mümkündür. Yaz aylarında bunaltıcı sıcaklardan kurtulmak için ailesini yaylalara çıkaran aile reisleri açılan yolların işlekliği, son model arabaların çokluğu nedeniyle gündüzleri dükkanlarında ve çeşitli iş yerlerinde çalışıp çabalayıp akşamüzeri de arabalarına atlayıp eşlerinin ve çocuklarının yanlarına çıkarak bütün yorgunluklarını atmaktadırlar. Aslında yaylacılık yaz aylarındaki bunaltıcı sıcaklardan,özellikle eskilerde sivrisineklerden kurtulmanın yanı sıra kış aylarındaki çeşitli yiyeceklerimizin temini için geçerli olurdu. Yaz aylarında bağ ve bahçelerimizde yetiştirdiğimiz sebze ve meyveleri damlarda kurutarak hayvanlardan elde edilen yağ,peynir,çökelek gibi ihtiyaçlarımızı derilere veya küplere, gümlülere basarak,koyu gölgeli serin yerlerde gelinlik kızların çeyizlerini yaparak en önemlisi de gündüzleri dinlenirken geceleri de uyurken insana huzur veren serinliklerde huzura kavuşmaktır.
|
Deretürbelinas Yaylası
Burası genelde kışlıkçıların oturduğu çok eski bir yerleşim yeridir.havayı, suyu ve gerekse hayvanlar için çok önemli otlaklara kavuşmalarıdır. Özellikle iklim bakımından yaylaların ve Karamanoğluları zamanında Mürşitler Mahallesi adıyla Mahmutseydi Köyüne ait olduğu tarihen bilinmektedir. 13. yüzyılda yaşayan Mahmutseydi Köyünün kurucusu Seyyidi Mahmut'un kardeşi olan Mahmut Yusuf Narabi o zamanlar Hurşitler Mahallesi...
|
|
|
Pınarbaşı Yaylası
Alanya merkezinde oturan insanların çoğunluğu bu yaylaya göçmektedir. Dere köyü hudutları içerisinde kalan bu yaylamızın yaz aylarındaki hareketliliğine canlılığına doyum olmaz, ulu çınar ağaçlarının'koyu gölgelerinde bulunan çardaklardaki sohbetler eğlenceler bir başkadır pınar başında. Hele hele dokuz oluğundan akan buz gibi kaynak sularında elinizi yüzünüzü yıkamak birkaç yudum su içmek canlılığınızı bir...
|
|
|
Gedevet Yaylası
Bu yaylamız da Pınarbaşı yaylası gibi Dere Köyü hudutları içersindedir. Bir rivayete göre Fatih Sultan Mehmet zamanında Alaiye'yi Karamanoğullarından almak için görevlendirilen Gedik Ahmet Paşa Konya üzerinden Taşatan ve Gedevet yoluyla Alaiye'ye inmiş işte bunun içinde Gedik isminin Gedevet olarak söylene geldiği bilinmektedir. Bu yaylamız Pınarbaşına göre daha serindir. Çünkü daha...
|
|
|
Mahmutseydi Yaylası
Aslında bu köyümüzün bütün özelliklerini daha önceki satırlarımızda etraflıca anlatmıştık. Şehir merkezinden 25 km. uzaklıkta bulunan bu yayla köyümüzdeki yaz nüfusu aynen Dereköyündeki gibi asıl nüfusunun birkaç katı fazla olmaktadır. Yerleşik nüfus yaz ve kış aylarında burada kalır, geçim kaynakları az da olsa hayvaneılık. orman işçiliği. yaz aylarında sebze-cilik. elma, armut,...
|
|
|
Türktaş Yaylası
Burası da aynen Mahmutseydi Köyü gibidir. Kış nüfusu ile yaz nüfusu arasında büyük farklılıklar vardır. Eskilerde buraya Damatlar yaylası derlerdi. Kitabımızın bir bölümünde bahsetmiştik. Alanya'da baş gösteren veba salgını dolayısıyla yaylalara göç fazlalaşmış ve Deretürbelinas yaylasının Pınarbaşı bölümü hızla gelişmiş ve çoğalmıştır. Elbette burası da bu gelişmeden nasibini almıştır. Bu yaylamızın...
|
|
|

|
|