|
|
||||||||||
|
Dim Mağarası
Ancak Müstakbel Bey'ın Belediye Başkanlığı Ali Bey'in milletvekilliği sırasında kötüde olsa iyi havalarda gidilip gelinecek bir yol açıldı ve mağaraya giriş çıkışlar yasaklandı demir parmaklıklarla kapatıldı. Ancak ben 1989 Haziran ayında tamamlayıp İstanbul'da bastırdığım 'Dünden Bugüne Alanya' adlı kitabımda gerek Ali CİRENLİ (merhum) ve gerekse bugün Doktor olan oğlum İsmail'le birlikte çektiğim diaları bu kitapta sergiledim. Biz bu işlemleri tamamlarken 1986 yılında İlçemize gelen Dr Nuri GÜLDALI başkanlığında bir heyet yaptıkları inceleme ve araştırmalar sonrasında aralarına kestel Belediyesini de ortak ederek kurdukları işletme ile gerek mağara İçindeki düzenlemeleri ve gerekse ulaşım amaçlı yol çalışmalarında büyük meblağlara varan paralar harcayarak, elektrik kesilmelerine karşı mağara aydınlatmasında kullanılacak yeterli jenaretör alıp çevre düzenlemelerinin yanı sıra gelen misafirlerine Türk konukseverliğinin özelliklerini içeren Restaurant ile yazımızın başında da belirttiğimizi gibi 1999 yılında bizzat Turizm Bakanı tarafından işletmeye açılır. Bu mağaraya nasıl gidilir arabaları olanlar şehir merkezinden 6 km doğu istikametinde D 400 kara yolu üzerinde Dimçayı köprüsünün hemen yanından sola sapan yol Akrapol Otel önünden sizi toplam 12 km. lik bir yol sonrasında Dim Mağarasına ulaştırır. Arabası olmayanlar ise dolmuş durağından her saat başı dolmuş kalkmaktadır. Birisine atlayıp bu güzel mağarayı gezebilirsiniz. Şimdi gelelim bu mağaranın özelliklerine Alanya ve yöresinde bulunan toprak örtüsünün kireçli ve kalkerli oluşu yağmur suları ile birleşerek toprak altındaki bu tür mağaralarda bulunan sarkıtları dikitleri ve sonuçta bunların uzayarak birleşmesinden sütunları oluşturuyor. Bu görüntülerin Özelliklerini kaç yılda oluştuklarını Damlataş mağarasının özellikleri arasında anlatmıştık Damlataş Mağarası ile Dim Mağarası arasında ısı bakımından yaz kış daima 45 derecelik fark vardır. Yazın Dim Mağarası Damlataş 'a göre daha soğuktur. Kış ve ilkbahar aylarında devamlı damlar işte bu damlamadan dolayı da sarkıtlar, dikitler ve sütunlar oluşuyor. Mağaranın Doğuya bakan giriş kapısı ilgililerce iğne ile kuyu kazarcasına mağaraya bir zarar verilmeden açılmıştır sizi güler yüzle karşılayan Türkçe İngilizce, Almanca dil bilen kişiden alacağınız giriş biletiyle basamaklardan yavaş yavaş inerek önce sağ taraftaki küçük bölmeyi küçük bölme dediysek de Damlataş Mağarası kadar vardır. Burayı gezersiniz buradaki manzaralar Pamukkale'deki travertenleri aratmayacak kadar güzeldir. Aslında yazımızın başında bahsettiğimiz batıya bakan asıl giriş kapısı bu küçük bölüme açılır. Burayı gezdikten sonra biz gelelim akıllara durgunluk verecek ve yaklaşık 350 - 360 m. uzunluğunda ve yine yaklaşık yer yer 10 - 15 m. yüksekliklere varan binbir çeşit oluşumların sergilendiği bölüme bu bölümde yine işletmecileri tarafından özenle hazırlanmış İnişli çıkışlı beton veya demir merdivenler, sağa sola Özenle yerleştirilmiş göze zarar vermeden aydınlatan lambalar yardımıyla ağır adımlarla ilerleyebilirsiniz Ben ağır adımlarla diyorum siz belki bu güzellikler karşısında İlerlemeyi de unutacaksınız kendinizi bir hayal dünyasında farz edeceksiniz. 350 metrelik bir yolun koşar adımlarla bile olsa ne kadar zaman alacağını siz düşününüz. Gerek beton ve gerekse demirden yapılan basamakların veya düz yolların kenarlarına takılmış kalın halatların ve demir çubukların ilerlemenizde size eşlik ettiğini de unutmayalım mağara içinde bölüm bölüm semtler oluşmuştur, örneğin benzediği için Niyagara Şelalesi semti camilerde alışa geldiğimiz avizeler vardır. Buraya avizeler semti, mağaranın en uç noktasında bulunan göl mevkii buradaki gölde yaz kış hiç su eksik olmaz bu mevkileri gezerken özellikle başınızı yukarı kaldırıp çatlaklara bir bakınız, sanki elektrik ve oksijen kaynağı gibi işlenmiş, yağmurlar yağdıkça eriyikler bu çatlakların arasından sızarak oraları aslından daha sağlam bir vaziyete sokmuştur. Yine sağı solu ve tavanı incelerken insanın aklına deprem geliyor ve diyor ki Alanya hiçbir zaman deprem bölgesi olmamıştır. Olsaydı binlerce yıllık bu güzel sarkıtlar dikitler ve sütunlar böyle sapa sağlam durmazdı. Biliyorum yeni baştan bir daha gezelim diyeceksiniz, iyisi mi siz gördüğünüz bu güzellikleri yanınızda tatlı bir anı olarak taşıyıp eşinizi dostunuzu buraya yönlendiriniz. Gerek buraya geldiğinizde ve gerekse dönüşünüzde mağaranın Seyrantepe'sine çıkıp Dim Vadisini ve Alanya Kalesini seyretmeden ayrılmayınız. Kaynak: Likya Bilişim'in Sayın Haşim Yetkin'den aldığı izin ile "Alanya; Dünden Bugüne Alanyada Yaşam" adlı eserinden derlenmiştir. Alıntı yapılamaz, izinsiz kullanılamaz. Sanal Gezinti
Yorum Yaz
![]() İlgili LinklerAşıklar Mağarası | Damlataş Mağarası | Dim Çayı | Fosforlu Mağara | Hasbahçe Mağarası
Kadıini Mağarası ( Çatak ) | Korsanlar Mağarası |
Anket
12 Eylül Referandumunda oyunuz hangi yönde olacak ?
|
||||||||
|
||||||||||
| Bu Web Sitesinde yer alan tüm Fotoğrafların hakları ve sorumluluğu isim belirtilmemiş ise Alanya.Tv ye isim belirtilmiş ise fotoğraf sahiplerine aittir. Bu web sitesindeki tüm fotoğraflar izin alınarak yayınlanmıştır, Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. 2010 Alanya Rehber Hizmetleri, Bir Likya Yazılım iştirakidir. |
||||||||||