Büyük Ören Harabeleri, Leartes
Bu Antik Kentimiz aslında 70 km.'lik sahil şeridimizde yamaçlarda, tepelerde ve sayısız düzlüklerde kurulan şehirlerin bize kadar gelebilenlerinin tarihi kalıntılarına sıkça rastlanmaktadır. Daha doğrusu Alanya ve yöresi açık bir müze görünümündedir. Bu tarihi şehirde iskana açılmış bölümle liman olarak kullanılan bölümleri ayrı ayrı incelemek lazımdır.
Biz gemilerin gelip yanaştığı deniz bölümünden başlayalım. Tarihi şehir (Büyük Ören) denilen kısımdaki büyük sütunların deniz yoluyla bu limana geldiği çünkü burada bulunan sütunların Alanya ve yöresinde yapıldığı söylenemez hatta tarihi şehirde kullanılan araç ve gereçlerin çeşitli ihtiyaç maddelerinin yine deniz yoluyla bu limana geldiği söylenir. Liman kentindeki kalıntılar harap olmuş bir vaziyettedir. 6u tarihi şehri gezmek için ister kendi arabanızla, ister Mahmutlar Belediyesine ait otobüslerle isterseniz günün her saatinde kalkan dolmuşlarla ulaşmanız mümkündür. Ancak liman bölümü olarak bilinen kısımda (Naula) kayda değer bir yapı yoktur. Bir tarafta yeni yapılaşmaya ayak uydurmuş apartmanlar bir tarafta yemyeşil muz bahçeleri arasında bütün özelliklerini kaybetmiş tarihi yapılar mevcuttur. En azından buralarda bulunan kahve ve kafeteryalarda sıcak soğuk yudumlayabileceğiniz içeceklerle biraz dinlenebilirsiniz.
Şimdi biz gelelim asıl tarihi antik şehrin bulunduğu yere burası deniz seviyesinden yaklaşık olarak 900 m. yükseklikte bulunan bir tepenin üstüne kurulmuştur. Yalnız buraya dolmuşlarla gitme imkanımız yoktur. Mahmutlar kasabasının ortasından geçen yol yaylalara gidenler tarafından kullanılır bu yolun büyük bir bölümü asfalttır. Gözüküçüklü köyünün bir mahallesi bu yol üzerindedir işte bu mahalleye ait kahvelerin bulunduğu yere gelince batıya ayrılan yol sizi bu tarihi şehre ulaştıracaktır. Yol stabilizedir. Lüks arabaların gidebileceği bir yol değildir. Ama bütün zorluklara rağmen bu tarihi şehre vardığınızda özellikle ilk baharda bütün yorgunlunuzu unutacaksınız yemyeşil ormanlar değişik renkte değişik kokuda çiçekler sarp ve dik yamaçlar arasında güneye doğru yaya olarak yol aldığımızda kendimizi tarihi tapınağın bulunduğu kolonlu caddede bulacağız. Burası korunsaymış aynen Aspendosta bulunan Anfi tiyatronun minyatürü (odeon) Perge'de bulunan kolonlu caddenin yapıldığı plana uygunluğu nedeniyle sayısız turistlerin gezip göreceği bir yer olurmuş. Yinede bütün uğraşlara rağmen ayakta kalan yapıtlar arasındaki tapınakların kolonlu caddeleri, odeonu kiliseleri su sarnıçlarını heykel kaidelerini öküz başları ve kartal ayaklarıyla süslenmiş mermer parçalarının zeytin yağ üretmek için kurulmuş değirmenleri görmek mümkündür. Bu tarihi şehirde Trayan ve İmparatoriçe Herennia Etruscill adlarına paralar basıldığı bilinmekle beraber bu şehrin en parlak devrinin M.S. I. Yüzyılla III yüzyıl arasında olduğunun bilinmesinde yarar vardır. Ancak MÖ.6. yüzyıla ait bilgi ve belgelerin de olduğunu unutmayalım. Bu tarihi Şehrin liman kentine ait ismin Naula olduğunu da söyleyenler mevcuttur. Yapılacak bir kazının her şeyi gün ışığına çıkarması dileğiyle.
Kaynak: Likya Bilişim'in Sayın Haşim Yetkin'den aldığı izin ile "Alanya; Dünden Bugüne Alanyada Yaşam" adlı eserinden derlenmiştir. Alıntı yapılamaz, izinsiz kullanılamaz.
|