|
|
|||||||||||||||||||||||||||
|
Kolonoros Dönemi
Bu cümleden olarak türbenin Hazreti Hüseyin'in torunu Zeynep'e ait olduğunu iddia ederler. Kimi şahıslar Hazreti Hüseyin'in torunları arasında Zeynep isminde birinin olmadığını Osmanlılar devrinde Bektaşiler tarafından tesis edilen bu zaviyenin, uydurma bir şahsiyet ile Hazreti Ali'ye nispet edildiğini söylerler. Bir başka söylentiye göre de hicaza peygamberimizi görmeye giden ancak ölümünü öğrenen Zeynel Abidin Hazretlerinin kızının birisi olduğunu da söyleyenler vardır. Yalnız şu var ki Arapların bu sahillerde Bizanslıları tedirgin etmelerinden yararlanan Selçukluların Kolonoros'u almaları kolaylaşacaktır. Sitti Zeynep Türbesi Alanya'da Osmanlı mimarisinin bir örneğidir. Ancak bu türbe buraya yapılmadan öncede burada yani bu türbenin altında Bizanslılardan kalma sıra halinde üç tane oyma mezar vardır. Selçuklular Antalya'yı aldıktan sonra Akdeniz hakimi yetinin ancak Kolonoros'u ele geçirmekle mümkün olacağı düşüncesinde olduklarından, alınması oldukça güç olan bu önemli kaleyi topraklarına katmak için görevlendirilen Ertokuş Beyin Selçuklu sultanı Alaaddin Keykubat'a bu durumu aktarması üzerine sultandan aldığı emirle Alanya'nın alınması için gerekli hazırlıklara başlanır. Hatta iranlı tarihçi ibn'i Bibi bu kaleyle ilgili şu sözleri söyler. "Muzaffer orduya ferman olursa kuvvetle ümit ederim ki; her karınca bir ejderha her ötleğen kuşu (çalı bülbülü) bir hüma kesilir, feleklerle beraber ve semalarla başbaşa görünce o kaleyi kullanırız." Ordu yola çıkar ve Kolonoros önlerine kadar gelerek karargah kurar. Sultanın emirleri doğrultusunda planlar hazırlanıp kale kuşatılır. Önce zamanın kale komutanı Kirfart 'a kan dökülmeden teslim olunması söylenir. Kirfart'ın karşı koyması neticesinde iki aylık saldırı planı uygulanır. Bu uygulamadan bir sonuç alamayan sultan Alaaddin Keykubat bir yatsı namazından sonra el açarak Allah'a yalvarır. Hemen o gece sultan, rüyasında nur yüzlü bir kişi görür ve kendisine : "Bu kaleyi almak ve içine girmek çok zordur. Asla savaş yapılmaz, ama Allah senin yardımcındır, böyle bir kaleyi almak sana nasip olacaktır." dediğini duyar. Sultan bunun üzerine sevinçle uyanır. Bütün devlet ulularını toplantıya çağırır. Bütün herkes bu rüyayı hayra yorar, zafer müjdesi olarak kabullenirler. Sultanın emri üzerine 100 baş öküz, 1000 baş koyun ye 11 dirhem parayı harp gönüllülerine ve fakirlere dağıttırır. Bütün ordu son hazırlıklarını yaparak Allah Allah sesleriyle büyük bir saldırıya geçer. Bu büyük saldırı karşısında harp yapacak güçlerinin kalmadığını anlayan kale komutanı Kirfart yakınlarıyla birlikte teslim olmaktan başka çarelerinin kalmadığını görür. Bunun üzerine Antalya beyi Mübarizittin Ertokuş'a komşuluk münasebetlerinden dolayı aracılık yapıp kendilerine bir zarar verilmezse teslim olacaklarını bildirmelerini ister. Sultan bu sevindirici haberden sonra büyük bir memnuniyetle hiçbir zarar verilmeyeceğini bildirir. Bu duruma çok sevinen Kirfart bizzat kendi eliyle kale kapılarını sonuna kadar açarak sultanı karşılar. Sultan Alaaddin Keykubat'da kendisine Konya yöresinde bir kasaba vererek ömrünün sonuna kadar orada yaşamasını sağlar. Kızı Hand'ı (Mahperi Sultan) da eş olarak alır. Alanya kalesinin alınmasında o günden bu güne söylene gelen rivayetler vardır. Hatta bu rivayete göre de Alanya kalesinin Keçi kalesi olarak da isimlendirildiği söylenir. Sultan Alaaddin Keykubat 4 ay gibi uzun bir kuşatmadan sonra kaleyi bu askerlerle alamayacağını anlayınca, adamlarına yöredeki bütün keçileri toplayıp getirmelerini emreder. Bir gece toplanan keçilerin boynuzlarına bağlattığı çıraları ateşlettirerek askerlerin Allah Allah sesleriyle kale kapılarına hücum etmesini ister. Kale muhafızlarının bu büyük kalabalık karşısındaki telaşlarına bakan Kirfart durumun vahametini anlayarak kale kapılarının açılmasını emreder. Zafer sonrasında Sultan Alaaddin Keykubat'da Kolonoros adını kaldırarak, kendi adına izafeten Alaiye olarak değiştirir. Ordu bu sevincin coşkusuyla Antalya'ya doğru yol alırken, bugün şehir merkezine 35 km. uzaklıkta bulunan Alara Kale'si önlerine gelen Sultan bu Kale'nin de derhal Selçuklu sınırlarına dahil edilmesini emreder. KirFart'ın kardeşi olan kale komutanına ağabeyinin akibeti bir elçi tarafından anlatılır. Bu haber üzerine hemen oracıkta yığılıp kalan kale komutanı ölür. Geri kalanlar da ister istemez teslim olurlar. Hatta 9 yıl sonra Sultanın emri üzerine bu kalenin hemen eteklerine büyük bir Kervansaray yaptırılır. (Alarahan)Alaaddin Keykubat tarafından fethedilen Alaiye Selçukluların en parlak devirlerinin başlangıcı olmuştur. Alanya ve çevresinin en güzel bir şekilde usta ellerle işlenişinin izleri aradan geçen yüzyılların bile eskitemediği ve dünyanın eşsiz harikaları diyebileceğimiz bu büyük eserler, hala ayakta dimdik durmaktadır. Kaynak: Likya Bilişim'in Sayın Haşim Yetkin'den aldığı izin ile "Alanya; Dünden Bugüne Alanyada Yaşam" adlı eserinden derlenmiştir. Alıntı yapılamaz, izinsiz kullanılamaz. İlgili LinklerAlaaddin Keykubat'ın Ölümü | Alaiye'nin Alanya Oluşu | Alaiye'nin Osmanlılar Tarafından Alınması
Atatürk'ün Alanya'yı Ziyareti | Coracesium |
|
|||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||
| Bu Web Sitesinde yer alan tüm Fotoğrafların hakları ve sorumluluğu isim belirtilmemiş ise Alanya.Tv ye isim belirtilmiş ise fotoğraf sahiplerine aittir. Bu web sitesindeki tüm fotoğraflar izin alınarak yayınlanmıştır, Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. 2012 Alanya Rehber Hizmetleri, Bir Likya Yazılım iştirakidir. |
|||||||||||||||||||||||||||
Yorumlar
Zeynep, kraliçe zenobia'dır. filistin- palmira -suriye kraliçesidir. 270 yılında oğluyla beraber romalı venedikli korsanlarla savaştı, gazze'yi onlardan geri aldı, bu savaş bakın hala sürüyor! azize (gazze) zeynep kocasını öldüren romalılardan intikamını aldı, ayrı parasını bastı, 12 yıl yönetti. 270 de yenildi, roma'ya esir götürüldü, onun şehirlerini yerle bir etmeye ordular saldılar, palmira yerle bir edildi. öldürüldüğü roma'da ona aşık gardiyan valentin'i aziz ilan etti kral claudio, "sevgililer "günü" diye hala anarlar, biz de unuttuk kimi öldürüp kimi aziz ilan ettiklerini...
Suriye parasında onun resmi vardır. sasani kraliçesiydi,öncesinde anati-kos yani anası oğuz hanedanı vardı suriye'de, selev-kos kraliçesi maye aba, o da benim adımda yaşıyor, çocukların sahillerden kaçırılmasını kurtaran ana'dır. paralarında ay-yıldız olan analarımız bunlar. anati ulu yurdu, anadolu'yuz biz. ulu ay ana zeynep'tir.